Dizüstü bilgisayarlarda OLED dönemi başladı

Gerek televizyon, gerek telefon, gerek ise bilgisayar ekranlarında oldukça talep gören ve tercih edilen bu ekranların faydalarına ve kimler için önemli olduğuna geçmeden önce OLED’in ne olduğundan ve nasıl çalıştığından bahsedelim.

OLED ekran nedir?

OLED, veya Organik Işık Yayan Diyotlar, piyasadaki LED teknolojisinin gelişmiş bir versiyonudur. LED’ler, yarı iletken ışık kaynaklarıdır ve LED’in gelişmiş bir şekli olan OLED, başına eklenen O harfi ile de anlaşılacağı üzere organik ışık yayan diyot anlamına gelir.

OLED, çok sayıda organik ince film tabakaları ve 2 yarı iletken bir araya gelerek oluşturulan bir teknoloji üzerinden elektrik akımı geçirerek parlak bir ışıma yapmaktadır. Bu özelliği sayesinde bildiğimiz LCD ekranlardan farklıdır. Çünkü günümüzde kullanılan LCD ekranlarda görüntü olabilmesi için beyaz bir arkaplan ışığına ihtiyaç duymaktadır.

OLED ekranların bu özelliği sayesinde çok ince ve kaliteli görüntü elde edilmektedir ve bu da onu televizyon panel sistemlerinde kullanılan en iyi teknolojilerden biri yapar. Ekranda beliren görsel ve videolarda daha iyi siyah ve beyaz deneyimi sunar. Daha iyi görüntü kalitesi sayesinde cihazın tepki süresi yüksek, güç tüketimi daha az hale gelir.

Kimler tercih edilmeli?

OLED ekran, sunduğu avantajlar düşünüldüğünde aslında oldukça geniş bir hedef kitlesine hitap ediyor. Bu ekranları tercih etmek için en önemli sebeplerden biri göz sağlığı konusunda bu ekranların daha az zararlı olması. %70 oranında daha az mavi ışık yayabilen bu panel teknolojisi özellikle küçük yaştaki çocuklar için daha güvenilir bir alternatif haline geliyor.

Bu noktadan baktığımızda OLED teknolojisi, ekran başında uzun saatler geçiren herkes için akıllıca bir tercih haline geliyor. Diğer yandan bu ekranlar çok daha yüksek bir çözünürlük de sunabiliyor. Gördüğünüz renkleri daha canlı ve daha parlak görmeniz içerik izleme deneyiminizi de yukarıya taşıyor.

OLED’in avantajlarından faydalanabilecek bir diğer tüketici grubu ise içerik üreticileri. En doğru renkleri en geniş renk aralıklarında görmeleri kritik olduğundan içerik üreten kişiler için de bu ekran teknolojisi oldukça faydalı bir alternatif olabilir. Çünkü, özellikle ASUS’un geliştirdiği bu dizüstü bilgisayar ekranları renk doğruluğu ve renk gamını ifade eden sRGB ve DCI:P3 aralıklarının tamamını karşılayabiliyor.

OLED panelli dizüstüler

Başta da belirttiğimiz gibi televizyon ve telefonların ardından adını sıkça duyduğumuz ve artık aşina olduğumuz OLED panelleri taşınabilir bilgisayarlarda da bir çözüm haline geliyor. Tanıttığı ve geliştirdiği yeni dizüstü bilgisayar modelleriyle, OLED ekran panelleri alanında en büyük atılımı yapan ve bu yeniliğe öncülük eden markaların başında da ASUS geliyor.

Geçtiğimiz yıllarda tasarladığı çift ekranlı dizüstü bilgisayar modeli olan Zenbook Pro Duo modelinde ilk kez OLED ekran alternatifi yaratan ASUS, bu panellerin taşınabilir bilgisayar donanımlarındaki algısını inşa etmeye çalışıyor. Bunu destekleyen en önemli diğer bir atılım ise, görece yüksek fiyatlı olan Zenbook Pro Duo modeline alternatif olarak daha uygun fiyatlı modellerde de OLED ekran seçeneğini sunmuş olması. Bu teknolojiyi kullanan diğer marka ve modeller ise Türkiye’de satışı olmayan Dell XPS 15, katlanabilir tasarımı ile oldukça dikkat çeken Lenovo Thinkpad X1 Fold ve Zenbook flip ailesinin üyesi olan ASUS Zenbook Flip 13

OLED ekranlı dizüstü ürünlerinde neleri iyileşti

OLED dizüstü bilgisayarlarında LCD ekranlara kıyasla, gözler için zararlı olan mavi ışık oranı %70 daha az. Özellikle çocuklar için mavi ışığın oldukça zararlı olabileceğini düşündüğümüzde bu oldukça kıymetli bir nokta.

OLED dizüstü bilgisayarlar oldukça iyi bir renk aralığını kapsayan görüntü kalitesine sahip. %100 DCI-P3 ve %133 sRGB renk aralıklarını kapsayabiliyorlar. Buna ek olarak ofis ortamında LCD dizüstü bilgisayara kıyasla 1,3 kat daha fazla algılanan parlaklığa sahipler. 400 nit bir OLED dizüstü bilgisayar, 520 nit LCD dizüstü bilgisayar tarafından algılanan parlaklık ile eş değer olabilir.

Örneğin 0,2 ms ekran yanıt süresine sahip ASUS OLED dizüstü ürünleri 0,2 ms ekran yanıt/tepki süresine sahip. Bu da daha akıcı bir izleme deneyimi anlamına geliyor.

OLED PANELLERİN DEZAVANTAJI VAR MI?

OLED ekran denildiğinde birçoğumuzun aklına ilk olarak hep duyduğumuz yanma problemleri geliyor. Geçmişte televizyonlarda kullanılan ilk denemelerinde ekranda kalan ve iz şeklinde beliren OLED yanığı dediğimiz durum son kullanıcıların bu panellere daha temkinli yaklaşmasına sebep oluyor.

“OLED yanması”, bir görüntü ekranda uzun süre sabit kaldığında meydana gelir ve bu statik piksellerin geri kalanı için dengesiz bir şekilde aşınmasına ve ekranda “yanma” etkisi bırakmasına neden olur. Bu yanma, pikseller arasındaki parlaklık aralığı belirli bir değeri aştığında insan gözü tarafından algılanabiliyor. Fakat günümüz teknolojisinde OLED ekranların yaygınlaşması bu gibi olası handikapları da ortadan büyük ölçüde kaldıracak gibi duruyor. Özellikle dizüstü bilgisayarlarında Windows karanlık mod, Samsung iyileştirme teknolojisi ve üreticilerin sunduğu 7000 saate kadar varan kullanım ömrü garantileri, son kullanıcının bu konuyla ilgili endişelerini ortadan kaldırabilir.
Bu ekranların LCD ekranlar ile arasındaki bir diğer farkı da fiyat tarafında görmek mümkün. OLED paneller LCD ekranlara göre daha yüksek fiyatlı satılabiliyor

PEKİ SIRADA NE VAR?

OLED ekranları artık çok daha fazla duyacağımızı ve özellikle taşınabilir dizüstü bilgisayar ekranlarındaki gelişiminden bahsettik ancak bir sonraki adım ne olacak diye araştırdığımızda cevabı oldukça sevindirici.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi OLED panellerin şu anda en net problemi pahalı oluşları. Fakat ASUS, üst segment ürünlerde denediği ve ilk kez geliştirdiği OLED ekranları daha ulaşılabilir orta seviye notebook cihazlarında da alternatif olarak son kullanıcıya sunacak. Dell, Lenovo gibi diğer markalarında ilerleyen dönemlerde bu stratejiyi izleyerek OLED modellerini genişletmesi kaçınılmaz.

Özellikle taşınabilir dizüstü bilgisayarlarındaki teknolojik gelişmeler her geçen gün artıyor. Taşınabilirliğin yanında işlemci, ekran kartlarıı, RAM, ekran boyutları gibi bir çok detayda iyileştirmeler görüyoruz. Tüm bu detay ve dinamikler sonucunda bütçenize en uygun cihazı araştırıp bulabiliyorsunuz.

Fakat hangi özelliğe ihtiyacınız var hangisine ihtiyacınız yok kararını vermek her bu yüzden daha da zorlaşıyor. Durum böyle olunca teknolojik gelişmeleri daha yakından takip etmek önemli bir hal alıyor. Özellikle ekrana bakma sürelerimizin arttığı günümüz dinamiklerinde, göz sağlığı ve daha iyi bir izleme deneyimi çok fazla önem taşıyor.

LCD ekranlara alternatif olarak geliştirilen bu ekranlar aslında bir çok kullanıcı için oldukça faydalı ve iyi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir